HABERLER

İzmir İtfaiyesi personeli, depremin 3. yılında sahada yaşadıklarını anlattı

Asrın felaketi” olarak hafızalara kazınan Kahramanmaraş merkezli depremler, 11 ilde büyük yıkıma yol açarak on binlerce can kaybı ve yaralanmaya...

Asrın felaketi” olarak hafızalara kazınan Kahramanmaraş merkezli depremler, 11 ilde büyük yıkıma yol açarak on binlerce can kaybı ve yaralanmaya neden oldu. Geniş bir coğrafyada milyonlarca insanı doğrudan etkileyen depremlerin üçüncü yılında, afet bölgesinde görev alan İzmir İtfaiyesi personeli sahada yaşadıkları zorlukları, yürüttükleri arama kurtarma çalışmalarını ve geride kalan izleri anlattı.

Üç yıl önce bugün Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük afetlerinden biriyle sarsıldı. Kahramanmaraş merkezli, dokuz saat arayla meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler; 11 ilde büyük yıkıma yol açtı. Geniş bir coğrafyada milyonlarca insanı doğrudan etkileyerek binlerce yapının yıkılmasına, çok sayıda can kaybı ve yaralanmaya neden oldu. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerde arama kurtarma çalışmalarına katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Yaşar Korkmaz, afet haberinin ulaşmasıyla birlikte İzmir İtfaiyesi’nin kriz planlarını devreye aldığını belirtti. Korkmaz, “Büyük ölçekli afetler için önceden belirlenmiş görevlendirme ve sevk prosedürlerimiz bulunuyor. Depremin ardından ilk ekiplerimiz kısa sürede hazırlanarak bölgeye yönlendirildi. Devam eden saatlerde ikinci ekibimiz de sahaya ulaştı” dedi.

“Sahada karşılaştığımız tablo kolay unutulacak türden değildi”
Osmaniye ve Hatay’da yürütülen çalışmalara değinen Korkmaz, bölgeye ulaştıklarında ağır bir yıkımla karşılaştıklarını ifade ederek, “Altyapının büyük ölçüde devre dışı kaldığı, iletişimin sınırlı olduğu bir ortamda çalıştık. Uzun saatler boyunca, dinlenme imkanı bulamadan arama kurtarma faaliyetlerini sürdürdük. Osmaniye’de yürüttüğümüz çalışmaların ardından Hatay’a geçtik. Her iki ilde de tablo son derece ağırdı. Yaklaşık 10 gün boyunca sahada görev yaptık. İzmir’e döndüğümüzde bir süre yaşadıklarımızın etkisinden çıkmakta zorlandık. Bu tür deneyimler insanın hafızasında kalıcı izler bırakıyor” dedi.

Asıl belirleyici olan, afet öncesi hazırlık düzeyidir”
Deprem gerçeğine dikkat çeken Korkmaz, afet öncesi alınacak önlemlerin hayati önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: “Afet olduktan sonra yapılabilecekler sınırlı. Asıl belirleyici olan, afet öncesi hazırlık düzeyidir. Ne yazık ki deprem meydana geldikten sonra geri dönüşü olmuyor.” dedi. Depremin ardından kurumsal hazırlıklarını daha da güçlendiklerini ifade eden Korkmaz, “AFAD akreditasyon sürecimizi tamamladık. Köpekli arama timlerimizi ve teknik ekipman kapasitemizi genişlettik. Özellikle teknolojik arama sistemlerine daha fazla yatırım yaptık. İzmir İtfaiyesi olarak, yalnızca kentimizde değil, ülke genelinde meydana gelebilecek afetlere müdahale edebilecek kapasiteyi korumak ve geliştirmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Temennimiz, bu tür acıların bir daha yaşanmaması” dedi.
 
“Olabildiğince çok kişiyi kurtarmaya odaklanmıştık”
6 Şubat Depreminde görev alan İzmir İtfaiyesi’nde görevli Merkez Bölge 1.Posta Amir Yardımcısı Barış Çelik, 20 yıllık itfaiyecilik hayatında gördüğü en büyük felaketin bu deprem olduğunu belirterek “Haberi alır almaz itfaiye istasyonuna geldik. İzmir İtfaiyesi’nden olay yerine ilk ekip çıkış yapmıştı. Ardından bizler 40 kişilik bir ekiple yola koyulduk, ekibin başında ben vardım. İlk görev yerimiz Osmaniye’ydi. Burada büyük bir yıkım ile karşılaştık. Her yer enkaz altındaydı. Tarif edilemez bir manzara vardı. Müdürlerimizin koordinesiyle derhal enkazlara yöneldik ve kurtarma çalışmalarına başladık” dedi. Yaklaşık 11 gün boyunca deprem bölgesinde çalıştığını söyleyen Çelik, “5-6 saatlik aralarla dönüşümlü olarak çalışıyorduk ve olabildiğince çok kişiyi kurtarmaya odaklanmıştık” dedi.

İtfaiyeci baba oğul enkazda hayat kurtardı
Oğlunun da Çanakkale İtfaiyesi’nde görev yaptığını söyleyen Çelik, “Bizler Osmaniye’de görev yaparken, Çanakkale İtfaiyesi’de olay yerine geldi. Arama kurtarma çalışmalarına oğlumla birlikte katıldık. Oğlum enkaz çalışmalarının ilk günlerinde midesinden rahatsızlandı. Duygusal olarak yoğun bir deneyimdi. Aynı ekipte çalışmak, sahadaki zorlukları paylaşmak ve birlikte insan hayatı kurtarmak, bana bu mesleğin değerini bir kez daha hissettirdi” dedi. Görev yaptığı 11 günlük süre boyunca, yaşadığı bazı anların kendisini çok etkilediğini aktaran Çelik, “7-8 yaşlarındaki bir çocuğu enkaz altından çıkardığımızda vücudunda herhangi bir yaralanma yoktu, ancak toz nedeniyle boğulmuştu. Ayrıca üç kişilik bir aileyi, birbirlerine sarılmış şekilde enkazdan cansız bir şekilde çıkarmıştık. Bu sahneler insanın hafızasından asla silinmiyor. Allah kimseye böyle acılar yaşatmasın” dedi.

“İlk işim aileme ve çocuklarıma sımsıkı sarılmak oldu”
6 Şubat depremlerinin ardından afet bölgesinde görev alan İzmir İtfaiyesi Su Altı ve Su Üstü Arama Kurtarma Amiri Ömer YıldırımYıldırım, “Bizim ekibimiz depremin 3. günü Hatay’a ulaştı. Oraya vardığımızda hava kararmak üzereydi. Önceliğimiz enkazda gelen canlı ihbarları değerlendirmekti ancak bölgede çok sayıda yıkılmış bina vardı. İnsanlar bizlere gelip yakınlarının cenazelerini çıkarmamız için yardım istiyordu, bu durum bizim psikolojimizi çok etkiledi. Deprem bölgesinde kaldığımız süre zarfında benim içerisinde dahil olduğum ekip, 2 kişiyi canlı bir şekilde enkaz altından çıkardı. O an yaşadığım mutluluğu belki daha önce hiç yaşamamışımdır. Sonrasında kaldığım 10 günlük sürede birçok enkazda çalıştık ancak çoğunda cansız bedenlerle karşılaştık.” dedi. Deprem bölgesindeki görevini tamamladıktan sonra İzmir’e dönen Yıldırım, yaşadıklarının uzun süre etkisinden çıkamadığını belirterek, “Görevimizi tamamlayıp İzmir’e döndükten sonra ilk işim aileme ve çocuklarıma sımsıkı sarılmak oldu. Gözlerim hep binalardaydı, sürekli ne kadar dayanıklı olduklarını düşünüyordum. Hatay’da karşılaştığım o yıkıcı manzarayı ömür boyu unutamam. Bunları söylerken, sanki oradaymışım gibi aynı hisleri yaşıyorum. Allah ülkemize tekrarını göstermesin.” Dedi.
 
“Canlı çıkarılan her vatandaş ekip motivasyonunu artırıyordu”
6 Şubat depremlerinde arama kurtarma çalışmalarına katılan İzmir İtfaiyesi personeli Yıldıray Aslan, Osmaniye ve Hatay’da yürütülen çalışmalara ilişkin, “Yıkımın boyutu sahaya ulaştığımızda net şekilde görüldü. Sokaklar enkazla kaplıydı, ilerlemek bile çoğu noktada güçleşiyordu. Enkaz başlarında hassas arama yöntemleriyle yaşam belirtisi almaya çalıştık. Canlı çıkarılan her vatandaş ekip motivasyonunu artırıyordu. Zorlu hava koşulları ve uzun çalışma sürelerine rağmen çalışmalar kesintisiz sürdürüldü” dedi. İzmir İtfaiyesi personeli Velit Tunçer ise, sahadaki zorluklara değinerek, “Bölgeye vardığımızda enkazın yoğunluğu ve zor koşullar hemen kendini hissettirdi. Çalışmalarımız sırasında özellikle çocuk vakaları ekip üzerinde duygusal etki bırakıyordu ancak buna rağmen profesyonelliğimizi koruyarak çalışmalarımızı sürdürdük” ifadelerini kullandı.